.

taşındık!

Arada yazılarımın içinde geçer "Kadıköy Şubem" diye. Kesinlikle terapi yerimdir benim, rahatlama, sadece sohpet muhabbetle eğlenme, yemekler yapma yerimdir. Kadıköy şubem diyorum çünkü ilk okuldan beri arkadaş olduğumuz için kendisiyle, iki ayrı şube kıvamında olabiliriz.Bulunduğumuz yer ayrı olabilir, farklı kişiler olabilir, ama içerik aynıdır, felsefe o, bu.. :)

 Şimdi arkadaşım olayını büyütmeye karar verdi ve bu yüzden başlığım "taşındık". Evin yerleştirilmesine ufak dokunuşlarda bulunduktan sonra, daha tam yerleştirmeden dekoratif şeyler düşünüp ne alsak diye sormaya başladık birbirimize. Ben de o nedenle internette gezip dolaşıp O'nun için bi kaç şey bakınıyordum ve wall stickerları gördüm. Daha önce wall stickerlar ilk çıktığında şöyle bi bakmış ve bayılmıştım. Şimdikilerse çok çok daha güzeller!!



Bu wall stickerlardan bence her birimiz birer ikişer edinmeliyiz!Ve tabiki dekorasyon deyince es geçemeyeceğimiz yegan yer IKEA. Ve ikea nın hesaplı ucuz dekoratif aynaları,abajurları ve niceleri!


p.s Geçen postlarımdan birinde bahsettiğim bir mekan vardı "Hardal". Tabiki hala gidip terasında vakit geçirmeniz taraftarıyım ama mojitolarından içmeden..Bize mi denk geldi hep mi öyle bilmiyorum ama bir masadaki bütün mojitolar içilemeyip gönderiliyorsa gerçekten yapılması gereken bişeler var gibime gelmişti benim.Zira sonrasında gelip sizin için mojitomuzu nasıl daha iyi yapabiliriz diye sordular. Biz de neleri eksik bulduğumuzu söyledik. Yine de kop kop müzikleri enstrümantel şekilde çalan dj ve dolanarak şarkıları söyleyen kadın olayı güzel kılıyordu.
Read more

babies!

Herkese merhaba! Yazın İstanbul'da yapılabilecek ve maddi yönden göçertmicekler listesi yapmaya meyilliyim, yaptığım anda bu liste sizindir de bekleyiniz.. Ama o zamana kadar izlediklerime ve gittiklerime, okuduklarıma göz atalım;


η Bi kaç gün önce keşfettiğim, çok eğlenceli bol gülmeceli, kısa sürecek ve büyük bi ihtimalle neden bitti diye üzecek bir dizi; Samantha Who? Sadece ve sadece iki sezon sürmüş ve ardından yayından kaldırılmış. Sonu gelmeyen bi eğlence gibi dursa da ne kadar sıkıldığınıza bağlı, ve yinede eğlence beklentinizi çokça karşılicaktır eminim.





η Bazen ihtiyacınız olan ev dışında farklı bi mekan olup, yine de kendi kendinize kalmak istiyor olabilirsiniz, ya da tamamen sessizliği tercih etmek isteyebilirsiniz.Zira ben bazı zamanlar sadece -kendim- olarak kitap okumak ya da dergi karıştırmak istiyorum. Genelde sessiz sakin takılabileceğiniz bi kaç mekan sayabilirim ama bi zamandan sonra etrafınızdaki insanlara bakarken konsantrasyonunuz bozuluyor.Eğer odak noktası kitapsa ya da yapmanız gereken bi iş varsa, yan masaya gözünüz kayarken o aklınızdan uçup gidiveriyor!Bu yüzden kalabalık içinde sonsuz sessizlik edinebileceğiniz, sıkıldığınızda tekrar kalabalığa karışabileceğiniz bi kaç yer var.Bence  bunun için Akbank Sanat' ın müzik dinleme odası ve kütüphanesini tercih edebilirsiniz. Zaten gittiğinizde maksimum 4 kişi oluyor ve kesinlikle sessiz, çok sessiz..




η Ve şimdi azıcık para harcama zamanı.Güneşin hafiften etkisini kaybettiği zamanlarda merak ettiğiniz bi yeri, hedef belirlemeksizin karış karış gezebilirsiniz. Örneğin bugün bi arkadaşımın bu işi Cihangir de yaptığı gibi.. Her yer Cihangir gibimidir bilinmez ama orada dik yokuşları çıkarak gezmeye gücünüz varsa, aralarda derelerde çok şirin ve güzel cafelere raslayabilirsiniz. Beğendiğiniz kafelerden bi tanesine oturup akşam üzeri kahvesinin tadını çıkarabilirsiniz.Ve şanslıysanız üç beş sokakta bir manzaraya denk gelir ve özellikle cihangir camii nin bahçesinde muazzam manzarayla birlikte soluklanırsınız..

η Şu sıralar kitap okumak yerine Newsweek, K gibi dergileri hatmediyor olsam da temelde bi kitap okuyorum aslında; "Yalancının Pokeri".  Wall Street li , Solomon Brothers lı, bol paralı, trader lı ve adı üstünde biraz da kumarlı bir kitap.Aslında okunası, ama ben okumuyorum..







η -Şimdilik-  Son olarak bu aralar izleyip izleyip güldüğüm bi  fragman var. Burada vizyona girmemiş olan bir filmin fragmanı "Babies".  4 farklı ülkeden 4 farklı bebeğin bir yıl boyunca neler yapıp ettiğini anlatıyor.Bebekler çok ama çok tatlılar:)Ben de fragmanla sınırlı kalmayıp en kısa zamanda filmin kendisini izlemiş olmayı planlıyorum.














Bu arada benim aslında yapacaklarıma dahil kocamann bi listem var, ama birlikte yapacağımla bu listeyi bi kağıda dökmemiz gerek önce:)


biraz kötü bi link ama;
Duffy- No smoke without fire


öptüm'n 
Read more

yar bana bir eğlencee!

Herkese iyi pazarlar! İstanbul sınırlarını zorlar şekilde, ayıp denicek şekilde sıcak günlerini yaşıyor. Gerçi benim gibi Mersin e gidip gelmiş birinin sıcak hakkında ne kadar şikayet etmeye hakkı var bilemiyorum ama ben ordayken mersin tarihinin en soğuk yaz günlerinden birini de türk filmlerindeki gibi yağmuru görerek yaşamıştı. Neyse buralar da öyle, sıcak her yerde sıcak.




Cancaaz bi ay vardı dün benim dans edicem, arkadaşlarımla sohpet edicem diye  izleyemediğim.Litera'nın güzel manzarasında dımtıs müzikten ayrılıp iki üç dakika bakabildim ancak. Halbuki yazın bu vakitlerinde, yegane eğlencelerimden bi tanesi kumsalda öylece uzanıp ayı, yıldızları izlemekti. Ben biraz da yazlığımızın o sakinliğine tavdım.Dalga sesleriyle de birleşince karanlık da olunca bundan daha güzel bişey yoktu. Eve dönmek istemeyişimin de böyle masum nedenleri var işte..Gittinde naaptın diye sorsanız aklımın ucundan geçmedi sahile inip bunu yapmak, bir de her zaman bu işi birlikte yaptığım arkadaşım orda olmayınca sıra ona da gelmedi..Bugün de neredeyse aynı güzelliğinde bize bakmakta hani romantik olasınız tuttuysa..


Başlıktaki gibi "yar bana bir eğlenceee!!" diye çıkıp bağırasım var dışarılara. Çok uzun zamandır bi yazımı çalışmadan, aktivitesiz geçiriyorum. Önceleri öss vardı, sonra staj vardı, bu yaz bunların hiç biri yok, çalışmak da yok öylece kalakaldım. Yazların bu kadar sıkıcı olduğunu hiç bilmezdim.Sürekli aktiviteden ziyade düzenli yazlık hayatına alışkanlığımdan da olsa gerek ben buralarda bu derece yapamıyorum azizim..


Sıkıntıdan evin içinde dolaşırken kaçınılmaz son olarak film izlemeye karar verdim. Neden dışarı çıkmadın sorusunun cevabı ise dün gecede ve havanın 45346345 derece olmasında saklı.Çok umutsuz ve sıkıntılı olarak bi film seçtiğim filmin bu kadar su gibi akıp giden ve bu kadar hoş olacağını hiç tahmin etmemiştim!! "An Education"  16 sında Oxford hayalleriyle dolu bir kızın sıkıcı hayatına bir anda giren kendinden yaşça çok büyük bir adamla yaşadıklarını ve adamın ona vaadettiklerinin rehavetine kapılıp gitmekten son anda kurtuluşunu anlatıyor.İngiliz aksanı filmi kesinlikle benim için biraz daha özel kıldı.Müzikler hoştu, olay öyle fenalık geçirticek bi dramayla anlatılmamıştı ve sıkıntım filmi izlerken uçup gidiverdi!








bi de kararımı verdim gün gelir de evlenirsem, olay budur;




ve yine pazar bitti bile,


öptüm'n


http://fizy.com/#s/1kjfph
Read more

aktivite #4 Uzaklaşmak(!)

Herkese merhaba! Benim uzaklaşışım, hatta bana kalırsa her uzaklaşışım İstanbul'a biraz daha yakınlaşışıma denk geliyor aslında. Bu postum bi önceki cümleden başlayarak, ilk önce garip bi melankoli, garip bi duygu seli yaşıyordu. Ben depostun o haliyle, tatilin son kısmında olmicak bi aktivite yazısı olacağına karar verip yazmadım. Ama benim huzurum İstanbul'daymış, ruh hali düzenim, duygu düzenim her şeyim burda dengedeymiş. Ben Mersin'e gidince farklı bir huzur dolmakla birlikte dengemi sağlayamıyorum, kendimi tutamıyorum..

Tatilimi bir hafta uzatacağımı zannederken birden bire babamın gelmesiyle "hadi mi hadi" yle yola çıkmaya karar verdik! Bir de yolda Ankara ya uğrama planımız vardı ki, en çok Direncanımı görememek beni üzdü oralarda. Yine de aile saadeti adına bir gecemizi orda geçirmeye karar verdik.Ve sonuç olarak kendimi birden Tunalı da buldum, birden Denizcanımı aradım, birden bire sohpet ediyor ve gülüşüyorduk bile!Böyle ce Ankara benim için ODTU dışına çıkmış oldu.

Mersin in bir kısım tadı damağımda kalmış olsa da geldiğim gün, beni bir Cranberries konseri güzel bir Taksim öğleden sonrası, hoş sohpet muhabbetler ve konser alanında şahaser imkanlı arkadaşlar bekliyordu!! Ve bilet için
ERN e  çok teşekkür etmem gerekir.Kendisi konser lanetimi aştığımı hissettirdi:) Konserde bildiğimiz bütün Cranberries şarkılarını sesim çıkmaya çıkmaya ama bağıra çağıra söyledik. Benim için gittiğim en güzel konser değildi ama kesinlikle görülmeye değerdi.Grubun dağılıyor olmasını göze alırsak iyi bişey yaptık bence.




  Konserden önce ilk olarak Parantez e gidip sonrasında ne zaman gitsek terasını açık yakalayamadığımız Hardal' a gittik. Hardal ın terası mutlaka görülmeli. Manzara o kadar güzel ki, sohpet kimi zaman manzaraya karşı oturan açısından kitlenebilir diye düşünüyorum. Fiyatları manzarayla doğru orantılı biraz yüksek. Biz yemek yiyip gittiğimiz için çok bahsedilen hardallarının ve hamburgerlerinin tadına bakamadık.Sunumları ve masaya buzlar içerisinde gelen meyve ikramları da gayet hoştu.Bu arada dip not; hafta sonları ve cuma günleri giyim kuşam şartı var.Gidilesi görülesi denenesi..




Bugün de konser günüdür belki kim bilebilir:) The Last Airbender bugün itibariyle gelmiş ve heyecanımı üçe beşe katlamış durumda. Her ne kadar imdb puan bazında kendisini yerden yere vursa da merakım daha çok arttı ve katlandı.




Kendinize dikkat edin,





öptüm'n
Read more

Aktivite #3 yozlaşmak- es geçiniz!!

Aktivite üçe ne yazacağımı hiç bilemedim. Bir yozlaşmayla ne kadar ne derece alakam var hiç bilmiyorum. Zaten boşverin ben  her zamanki gibi gelmek istemeyip sonradan burdan dönmek istemiyorum. Bu yüzden iki seçeneğimi kendi içimde saklı tutuyorum.Bi tanesi Cranberries  konserini şu blog sahibiyle gitmek bir diğeri buradaki tatilimi üç beş gün daha uzatıp güneş deniz havuz olaylarının biraz daha içine girmek..İkisi de şahane iki fikir ve ben seçimimi yapamıyorum:))

Bu arada dinlicek parçaların gittikçe bittiği izlenimine kapılıyorum.Bütün gün yapılan üç beş aktiviteden bi tanesi de müzik dinlemek olduğu için bitiverdiler sanki.

Ben aşağılarda çimlerin üzerinde bir turuncu havlumla kitabım ve i podumla rutinime dönüyorum. O sırada bi kaç güzel yere bakalım;


günün şarkısı



öptüm'n
Read more

Aktivite #2 Kendimle uzlaşmak

Genelde Allahtan rahat yaratılışlı biri olduğum için her şeyi boşverip bi şekilde "zamanı gelir" herelde diyerek, kaçmaktan ziyade tam anlamıyla boşvermek gibi bi huyum var. Aynı zamanda sabırsız, heyecanlı ve neşeli oluşumu kimileri burçlara bağlıyor..


Bugün acaba boşverdiklerim şeyler neler diye düşündüm, boşvermeye yakın olduklarıma baktım..Kimi zaman olayı fazla abarttığımı farkettİm. Çünkü eldeki tek bir şansı kullanamicak duruma kadar boşverip şansımı kaybedince de boşvermişlik abidesine dönüşebileceğimi hissettim..işin iyi tarafıysa ikame aktivitelerim bunlarla yarışamaz nitelikte değiller..


Sevmemeye karar verdim bi de bugün.. Sınırsız sevgimin sınırlı olması gerektiğine de kanaat getirdim..Aslında arkadaşım dediğim insanlarla ileride bişeler düşünüyosan "sorgula" dedim..ve br kere daha anladım ki eski arkadaşlar bu yüzde varlar.Yenileri bile paylaşıp eskilerden gelen empatiyi kurabilmek için.. Çünkü asıl derdini anlatamayıp eksiliyor olmak çok farklı bişey..bütün bunların altına sözu geçen eskilerimin en başına "kadıköy şube"mi eklemek isterim:)


Aşık olmanın kalp ağrısı olduğu kanısına vardım iyiden iyiye.. İlişki sürdüremeyen yapımın, aşırı sevgi beslemesinden kötü etkleneceğini kendime tekrar ettim.. Aşık olunacak adam hazırmış gibi konuşsam da gelecekteki olası durum güncellemelerime yazıyorum aslında, kendime hatırlatıyorum.. Çünkü her ne kadar yeni yeni, karşı cıkmayı başarabiliyor olsam da hüzünlerimi içimde saklı tutuyorum, çok da güzel boşveriyor olabilirim şu an..

Bi de bu kadar çok yanmiyim bi daha dedim,kendimle güzel güzel konuştum ve birazcık uzlaştım.. Uzlaşamadığım konular hakkında yorum yapamıyorum, uzlaşmış gibi göründüklerimi burda yazmayı uygun gördüm..

Uzlaşırken dinlenebilecek şarkılar;

http://neslea.fizy.com/p/uzlaşma

öptüm'n
Read more

Aktivite#1 Bronzlaşmak..

http://fizy.com/#s/1i5io6  şarkısı iyi gelir..


η Mersine e gelişimi bir anda aşırı şekilde kabullenip facebook iletime; "bunun biraz bronzlaşmak, kendimle uzlaşmak, yozlaşmak ve uzaklaşmak tarzı aktivitelerle alakası var." diye yazdım.Hemen de alıntımı yaptım ve aktivitelerime sitenin içine girdiğim an başladım..

 η Boşluğun farklı versiyonları var bence. Mesela boş zamanınız olup üstüne hiiiççç ama hiiiiiç bişe yapmamadığınız zamanlar var. İşte ben şu an onu yaşıyorum okurum. Çimlerin üzerine saat 12 sularında uzanıp akşam çıkıp, tekrar kendimi dışarı atıp,şu zaman eve gelmekle birlikte sohpet muhabbetten başka hiçç bir şey yapmamış bir n' le karşı karşıyasınız. 


   Güneşlenirken; maroon 5 dinlemek size iyi gelir..


η Başlarda gelmemek için onca dirensem de içlerde bi yerlerde gitmek istiyormuşum ki tam da karşı çıkamadım.O çimlerin üzerinde arkadaşlık var sevgili var dedikodu var sıkıntı var, yılların olayı var. Öyle hemen de bırakılmıyomuş bu tür yaşanmışlık mekanları..Özellikle de 4 kardeşin birlikte tatil fırsatı bu zamanlarsa vazgeçmek için hiç bir neden yok!

η Bronzlaşma aktivitemiz kendini kızarma yanma ve dahi pişme olarak değiştirmiş olabilir.Farkına varmadan mis gibi bronzluk hayal ederken, farklı zorluklarla karşılaşıcak olunabilir..Esmerlerin kızarmicağı kanısına bir darbe güneyin bu kısmından gelsin..

  Güneşlenirken; soğuk içeceklerle serinledim zannedip güneşle daha çok haşır neşir olmak size bir şey kazandırmayabilir..

η Bu kısım, günler boyunca aralıklarla devam ediyor olacağından, yarın kendimle uzlaşmak kısmı üzerine yazıyor olucam, belki de öbür gün yazarım gerçi.Tantuni falan yemem gerekebilir çünkü, ya da kebap yemeye gitmişimdir bilgisayar başına geçicek zamanım yoktur..Special K' mda köşede bekleyedursun..

Bu aralar İstanbul dan farklı heyecanlar yaşıyorum aslında ama çaktırasım yok..Bana oralardan haberler verin,

öptüm'n
Read more

boğaz pazarı

Herkese iyi pazarlar!! Şehrin hengamesinde boğaz alternatifi bu dünyada pek azına verilmiş olsa gerek ve ben sırf bu alternatif yüzünden İstanbul u biraz daha sevip biraz daha okşayabilirim..




Üst paragrafın anlattığı üzere bugün boğaz havası aldım okurum, pek sevmiyorum ama aile saadeti turu kapsamımıza Ortaköy de giriyordu. Biz de sabah kahvaltı bile yapmadan evden çıkıp soluğu Ortaköy meydanda alıverdik. Her ne kadar boğaz olsa da, Ortakoy e anlam veremiyorum ve sevemiyorum gidiyor.. Kahveler içildikten, dedikodular yapıldıktan ve göz gönül bi kaç turistle açıldıktan sonra iki üç incik boncuk satın aldık ve evimizin yolunu tuttuk.E ortaköy e gidipte tezgahlara bakmadan geçmek olmazdı..



pazar köşesi,

İkinci şaheser şeyse biz kahvelerimizi içerken garanti caz şeysinin(yelkenlidir belki) şaaahaane müzik yapan grubuyla dinginlesmemiz ve tam pazar moduna girmemizdi. Belirli bir grup mu çalıyor, yoksa surekli değisiyor mu bilmiyorum ama o an olabilecek en iyi şeylerden bi tanesi o olsa gerekti. İstanbul Temmuz da bu yuzden biraz daha güzelleşiyor bence.




Gitmem mitmem dedim ama takvimler 13 ünü gösterdiğinde beni güneyde bulursunuz. Yazlık modunda havlumu çimlere serip güneşleniyo olurum, kitap okuyorumdur, havuza girmiş buz gibi olmuşumdur, üstüne bi de 4 kardeşin nadir birlikte tatili olduğu için bol güler bol kahkaha patlatır olurum..şimdi yazınca güzel durdu da tam oyle diil.gelsin yemekler gitsin yemekler faslımı da anlatırım, ya da yediğim içtiğim benim olur 20 yıldır gezip gördüğümü yazarım


Yarın çekirdek ailemiz ilk mezununu veriyor ve ortanca cin zorlu fakültesinden azbuçuk mezun oluyor.Kardeşler takımından statüsüne kavuşmaya en çok yaklaşan olarak O'na kucak dolusu sevgi, kucak dolusu selam, öpücük vesaire.."Adalet seninle olsun." :)

Herkese iyi pazarlar..dı



Öptum'n
Read more

Durum güncellemesi bilmem kaç

Okurum bazı zamanlar hafta sonunu bekleyemiyorsan, zamanın nedensizce ağır geçtiğini düşünüyor ama bütün saatler günler yine nedensizce seni bırakıp devam ediyorsa, senin bişeyin var haberin olsun.hadi bahsedin bana..

Son derece aile saadetimin son derece kısa kopp koop gecelerinden birini yaşamış bulunduk az önce, yine de ailemle olan hiç birşeyimi geri sıralara atamam. Hiç bir sohpet bu kadar sarmıyor azizim, hiç bir dedikodu bu derece masum değil..

Bu hafta sonu oturangobekle ajda pekkan konserine gitmeye karar verdik.. Gidemeyisimizle birlikte lanetimi kendi kendime pekistirmiş oldum. Ben konsere gidemiyorum, sürekli bir engel beni konserlerden alıkoyuyor.. Ailemin yoğun baskısı sonucu da yüzde 99 faithless konserinide kaçırıyorum..yineliyorum güneyin memleket hali beni bu sene hiç ama hiç çekmiyor, o kadar uzağım ki kimsenin haberi yok..uzağım ama hiç yadırgamam hemen yazlık moduna giriveririm, öyle de tezat olabilirim evet.

Bu arada benim yerime birileri konsere gitsin gelsin, ben de mucize olur geri
dönüveririm belki.istanbul la, marmaris le, bodrum la kalın eğlenin coşun..

Öptüm'n
Read more

soul stuff

pazar köşemiz bu olsun,


Pazarın son dakikalarında yazmaya başladığım ve yüzde üçbinbeşyüz pazara yetişemeyecek olan dolu dolu pazar postunu okumaya başlıyorsunuz kuzum. Keyiflen, neşeylen..

Tatilimin geldiğini çokca hissettiğim şu aralarda ne yapsam ne etsem de Mersin e gitmesem diye planlar yapıyorum, kabul ediyorum.Oh rahatladım.. Tatilimin bi kısmını, güneyin ege meyilli kısımlarında ve hatta kendimi alamayıp ege kısımlarında geçiresim var. Neden olmasındı? "Güzelim memleketine şimdi tu kaka mı!?" diyen okurumu görüyor gibiyim, öyle değil değişiklik güzeldir diye..

Cumartesi akşamı asmalımescit in olağan hareketliliğini biraz içerilerde bırakıp soluğu tünel meydanında aldık. Elimizde yiyeceğimiz içeceğimiz şahane iki grupla dans edip şarkı söyledik. Açıkçası bu kadar güzel olacağına dair bi beklenti taşımıyordum ama fazlasıyla tatmin edici ve fazlasıyla eğlenceliydi. Kalabalık o kadar rahatsız edici değildi, üstelik ilk defa tünelde gecenin bi vakti sadece biz değil bir sürü insan dans ediyordu:) Ve tabiki ikinci grup olarak çıkan "soul stuff" asıl eğlence kaynağımız olabilir.. John Lee Hooker da da dans edebildiğim için gayet tabii mutluyum. Aslında size güzel güzel videolar çekip, festival havasını yaşatmayı planladım ama ses o kadar kötü geliyorki, koymam imkansızdı maalesef.Yine de bir kaç fotoğrafımız var elbette. Ve soul stuff ın şarkılarını dinlemek için tık tık

**Hayatımda ilk defa "yine" bir spora başlayış günümden sonra hamlamadım, zorlanmadım.Kendi kendime sevindim birden arada yaptıklarım işe yaramış demek ki diye sportif hissettim kendimi, atletik yapıma kavuşuverdim. Başımdan ayağıma kadar muhtelif yerlerimden elmas ışıltıları çıkıverdi, spot ışıklar falan.. ehm.. Gerçekten yaparken kendimi iyi hissettiğim bir şey daha varsa o da spor yapmak olabilir, tabi sürekli yapacak farkındalıkta olmamam çok ayrı.


Pazar günlerinin ıssız Asmalımescit ini ne kadar yaşadınız bilmiyorum ama, bir pazarınızda yanınızda eğer çokca konuşacak şeyiniz olan sağlam biri varsa maksat da iki sohpet muhabbetse gidilecek en ideal yerlerden bi tanesi "balkon" olabilir.Hafif manzarası ve olanca açık havasıyla şahane vakit geçirebilirsiniz.Hele de bu sıcaklarda Galata ya kadar yürümüş sonra gerisin geri dönmüş ve rahatlama ihtiyacı da hissetmişseniz.Bi keresinde bi evlilik teklifi hazırlığına bile şahit olmuştum. Bunun için ne kadar idealdir bilemeyiz ama gidilesi, görülesi ve de sevilesi..Tabi Balkon u bu kadar sakin bulmamın nedeni sadece pazar ve öğleden sonra vakitleri olmasıydı. Saat dokuz civarı biz kalkarken yine dolup taşmaya hazırlanıyordu.Kendisi Babylon sokağında Groove un karşı taraflarına denk düşer.


Bu hafta bir adet annane,bir adet teyze ve bir adet devasa kuzen heyecanımı yaşıyorum. İstanbul'un aile saadeti kapalı çarşılar, mısır çarşıları, parklar, boğazlar şeklinde geçip, antik ve de modern karışımı bir hal alıcak olmasın?


İstanbul'un doyasıya gezmeli aile halini yaşamak adına sabah erken uyanması gereken n'in blogundan ayrılamayışına tanık oluyorsunuz.Eksik fotoğrafları elbette ki tamamlicam..


Herkese iyi haftalar!




öptüm'n

Read more

istanbul caz ve toprak kokuyor




Yağmuru bu kadar büyütmemeliydik okurum.Çünkü zaman zaman olanca gücüyle birden başlayan yağmura şöyle bi bakmak için odamın penceresine yaklaşınca olağanüstü bi toprak kokusuyla karşılaşmıştım. Özlemişim gerçekten, şu bahar yağmurunun o kadar garip bi tarafı yoktu aslında.Sıcak her zaman geliyor.Hala balkon keyfi yapmalık hala kitap-kahve ikilisini sonsuz zevkle yapmalık anlardayız. 


Jazz festivalleri bugünden itibaren her sokaktan çıkmaya hazırlanıyor. Festival içinde festival sloganıyla yapılan küçük festivaller, sokak konserleri, tarihi yerlerdeki konserler, boğaz konserleri ve mükemmel isimler kendini İstanbul'a bırakıyor. Ben de şehrin biraz daha n' haline geliyor olmasından dolayı sevinçliyim. Demiştim ki; "şehir benim düşündüğüm gibi bir yer olsaydı nereden geldiğini bilmediğimiz müzik sesleri her yerde olurdu." ve bu oluyor, şehir nerden geldiğini bilmediğimiz müziklerle dolup taşıyor:)


η seal: Gelicek olmasına şaşırıyordum aslında, gerçekten geliyor. Love's divine ı man's world ü canlı canlı dinleyip o soft sesin zevkine varıcak olabiliriz. Aşk şarkılarını şuncacık yakın duymaya hazır olunuz.


η tünel şenliği: cumartesi akşamımız bu sefer gerçekten cazla doluyor.Tünelde bir sahne kuruluyormuş.Biz de o sahnenin önünde yerimizi alıyoruz tabi.




η european jazz club:Yine iksv festivali içinde iksv salonlarında gerçekleşiyor olan festivalin bi bölümü. Öndeer focan ı dinleyebiliceğimiz ideal zamanlardan bi tanesi de bu olabilir.


iksv festivali için buraya ve tünel festivali haritası için de buraya tık tık. Şarkımız seal dan gelsin o zaman



öptüm'n
Read more

gelen giden olur