.

pazar bahaneleri # 1

Herkese merhaba!Dün ilk aşkım evlendi okurum. Karşılıklı göbekler atarak, karşılıklı bağıra çağıra şarkılar söyleyerek evlendi. Ben bin kilo kadar nikah şekerinden yedim, normalde hatıra diye saklanır ya.. Bi an duygusala bağladım ama  O'nun için mutlu olduğumdan. Neyse hayatı dramatize etme yetim bu kadar, amcam evlendi de dün.. 


Yeni bişe olmadığından ya da yenilikçi düşüncelerim ve dahi hayallerim beni terk ettiğinden yazmamazlık etmedim tabi. Aksine hayatı overdose duyguyla ya da zamanla kavga ederken ve aynı aralığa çok şey sıkıştırmanız gerekerek yaşadığınızda da yazacak bi şey yokmuş gibi olabiliyor pekala.


Bana blogumu da erteletecek ama aynı zamanda blogun havasını ve cihangir mode unu tekrar getircek bi adam(yazar burda olaya gizem katıyor), çokça yapılacaklar maddem , okunacak kitaplar, akbank caz festivali ve şu ana kadar görmeyenlere şiddetle tavsiye ettiğim "madde ışık sergisi" var. Hayatımın bi kısmını isteyerek erteledim. Evet yine olsa, yine yaparım.


ilk kısım çokça kendi şahsına münasır o yüzden onu atlıyorum:)




Madde Işık sergisi geçtiğimiz haziran ayında borusan müzik evinde açıldı.Borusan Müzikevi nin toplam 6 katında yangın merdivenleri tarzı merdivenleri kullanarak her kapıyı bi farklı ışığa, sese fotoğrafa değişik bi sanata açıyorsunuz. Mutlaka gidip görülesi, zevkle incelenesi bi sergi ve 10 ekim e kadar..






Akbank Caz Festivali kapsamında akşamüstü caz, ve tshirt tasarımı (mavi bunu mavi love jazz sloganıyla yapıyo) etkinliklerine katılmalı!




Bir arkadaşla/sevgiliyle eğlenilesi, yeni caz gruplarını dinlemek için tercih edilesi etkinlikler. Yalnız akbank sanat cafe ve atolyesi küçük olduğu için etkinlikler başlamadan dinletiler için yer ayırtmanız, tasarım içinse bir saat öncesinden davetiye almanız gerekiyor.Ve güzel bi alternatif olarak cazlı brunch için moda teras ı tercih edebilirsiniz.




Akbank Caz Festivali demişken bana kocaman bir caz tarihi ve festival tarihi ansiklopedisi, ve 20. yıla özel bir albüm hediye eden ikizimi daha bir sevmek isterim.




Yazının ikinci kısmını bir aralık yazıcam yine, söz yazıcam..Bu arada siz de sigara yanıkları ndaki ödüllü soruya bi göz atın ve sinema bileti kazanın!!


ve günün şarkısı fğansız sevgiliden o zaman. n'oolur:)



öptüm'n
Read more

FINAL ROUND part 1

Read more

I ♥ Istanbul!

Herkese merhaba!! Dün FIBA 2010 final heyecanından açıkçası pazar postumu yayınlayamadım ve "pazar bahanelerim" artıyor farkındayım. Hatta bundan içten içe zevk alıyor bile olabilirim, çünkü geçirdiğim pazarların neşesi ve heyecanı artıyor kimi zaman.Tabi kimi istisnaları kendi içimde saklamayı uygun görüyorum:) Yine de pazar yazılarının benim için farklı bi yeri var, tabi "pazar bahaneleri" olmaya yüz tutmuş bi yönü de!


Direncanım en sonunda geldi, benim hasta olmam iğne ve ilaçlarıma rağmen bu olayın yanında çokça arka planda kaldı. Zira her geldiğinde benim hasta oluşum seneryosunu artık değiştirmenin zamanı geldi. Birlikte tam tamına ilk tanıştığımız yıl birbirimize verdiğimiz bi sözü yerine getirmek için burda. 




Tam tamına 5 yıl sonra 8 kişi arasında verilen bu sözü üç kişi olarak tutmuş olsak da kayda değer bir azim, ve unutulamaz bir deneyim. Doslarım..çokları 5 yıl sonra FIBA 2010 un türkiye de yapılacağını bilmezken, biz bir şekilde Kıbrıs yıllarımızda bundan haberdar olmuş ve kararımızı vermiştik.


kusura bakmayın ama ordaki NY ben oluyorum esasen,


Geçtiğimiz cumartesi tam ramazan sonrası tatiline denk gelince taksimin yoğunluğunu hayal edebilirsiniz. Her mekan, her ara sokak, her delik insanla doluydu. Ben daha ziyade gündüz sakinliğinde bi istiklal hayal ediyorum çoğu zaman. Yine de naz da yeni geldiği için birlikte tünelin yolunu tuttuk ve yakın zamanda mutlaka blogumda yer ayıracağım "Nayah" ın mekanlarının ve o akşamki konser organizasyonlarının reklamını yapmak amacıyla verdikleri sokak konserine denk geldik. Gayet güzel,kocaman bir orkestra, gülen,esprili,neşeli tipte bir sürü adam bir araya gelmiş, tünel de festival havasındaydılar. Sokak sanatçılarının şu sıralar kendilerini aştıklarını da düşünürsek, sonbahar gelirken istanbul gittikçe canlanıyor, sokak gittikçe daha çok hayat buluyor. İşte size o mini konserden ve hoşuma giden bi gruptan küçük birer parça..




Pazarın şarkısı, jazz dan blues dan, chillout tan lounge dan uzak..


http://fizy.com/#s/1mhsha


Ve fiba postu için tık tık.


**hafta ortasında benim neşem gelmiş olucak:)
öptüm'n
Read more

cihangir mode on

Herkese merhaba!!Perşembe günleri her yerin en sakin olduğu günlerden bi tanesi olabilir. Pazartesi ve salı iş-güç, okul derken iki sıkıcı gün olarak geçse de çarşamba günü dayanamayıp hafta içinin eğlence günü ilan edilir genelde.Sonrasında da Cuma yı beklemek için perşembe atlanır.O yüzden çoğu yerde ekşınlar çarşamba cuma ve cumartesi günleri. Ama bu anlayışın inadına, çok keyifli,gümbür gümbür müziğin olmadığı ve harika bir canlı müzik dinleyebileceğiniz bi yer var. Cozy Lounge..




Cozy Lounge Cihangir de eski Baykuş un yerini almış.Garsonlar inanılmaz güler yüzlü ve kibarlar, kokteyller şahane (özellikle taze elma suyundan yapılan apple martini' yi denemelisiniz), müzik çok rahat, hafifçe dans edilesi ve sohpet ederken arkadan gelen soft müziğin keyfi kesinlikle çıkarılası.Zira biz bi ara dayanamayıp canlı canlı çalan Astor Piazzolla şarkısında kendimizi tutamadık.Tam bi cihangir cafesi, insanlar neşeli, insanlar bişeyler konuşuyor..



Hali hazırda bir profosyonel fotoğraf makinesi hayalimi saklı tutuyorum. Bir makinem olsa, ben onunla konulu, kompozisyonlu fotoğraflar çeksem, koşan çocuk, uçan martı, yaşlı dede yakalasam çok mu fena yani..


** Havalar hemen soğusun,bir acıma, bir alıştırma süresi bunlar düşünülmemiş, empati yapılmamış konular bunlar..


Ben yavaş yavaş FIBA 2010 için daha da heyecanlanırken, direncanımı beklerken ve de çeviri işime devam ederken bu da hafta başı şarkısı olsun;


http://fizy.com/#s/1lx1ci


Herkese iyi haftalar,
öptüm'n
Read more

gelen giden olur