.

geziyorum, görüyorum, büyüyorum!

Kabul.. Bu blogda biraz boşvermişlik, biraz merak havaları esiyor bi zamandır. Yazacak bir şey olmadığından, benim gezip görüp okumadığımdan değil aslında. Bazen yazmadan bi zaman olayları öylesine yaşamak ya da olmayanları geçiştirmek istemiş olabilirim. Ama yine de bu arada; 

 η Doğum günümü kutladım.Bir doğum günümün daha, iki gün iki gece kutlanarak hakkı verildi, pastalar yendi, şaraplar,shotlar,aile,arkadaş,arada unutulmuş parçalar(!),birbirinden güzel hediyeler..Bi günde bi yaş daha büyüdüm gibi oluverdi. Şöyle bi oturup düşündüm hala hiç bir şey yapmamışım gibi.Hala zilyon tane yapılacak şey,milyon tane gezilecek yer, içimde hali hazırda biraz bile körüklenmemiş o gidip görme isteği ve bu sefer bir de aşk var:) O zaman yine oturup düşününce pekala şöyle bir sonuç elde edebiliyoruz; 21 sen ne güzel bir yaşsın öyle!

 η Yılbaşı ağacımızı kurduk..Eskiden böyle bi zevkimiz yoktu ama geçen yılbaşında büyük cine gelen bu büyüüük hediye sonrasında,kocamaaaan bir yılbaşı ağacımız ve onu kurup süslemek için harcadığımız bir buçuk saatimiz var.Görüntüsünün mutlak bi huzuru,yüzde oluşturduğu bir tebessümü ve neşesi var.Bizimki sanırım normal standartlara göre biraz büyük kaçıyor ama bana kalırsa sizde evinize bi tane almalı,onu süsleyip püslemelisiniz.Şöyle bir huzur anında ışıklarını da yaktınız mı tamamdır. 









 η Burada hangi mekanlarda yapılıyor bilmiyorum ama,Ankara'ya gittiğimde ilk kez içtiğim kavunlu margaritayı siz de mutlaka deneyin.Sanırım frozen margarita olarak da geçiyor.İlk önce tekila?tuz?kavun?diye düşünmedim değil ama, o kadar güzel ki tadı.Ankara'ya gittiğimde,aşkla bi daha mı içsek diye düşünüp durduğumuz bi kokteyl oldu. Aslında tam bi yaz içkisi ama pekala soğuk bi günde de gideri var. Denemediyseniz bulduğunuz bi yerde kesinlikle deneyi derim.Ankara'da bulunan okurum Tribeca ların herhangi bi tanesinde önce güzel yemeklerini mideye indirip yemek sonrasında da bunu içebilir.

          η Çok da yakın olmayan bir zaman önce,en sevdiğimle en yapamadığımı yaptık.Bunun için sevgiliyle,teee arkadaş olduğumuz zamanlarda
(kimilerine göre ortak)
yaptığımız bi listeden bahsetmem gerekir.Sürekli konuşup sürekli bir şeylerden bahsederken,şunu da yapalım derken yapacaklarımızın uzunluğundan kaynaklanan bi listeydi.Çok basit şeyler aslında, örneğin; şarap içmek, Galata Kulesi'ne çıkmak gibi.Listede olan şeyleri yalnızca ikimiz yaptığımızda üzerini çiziyor ve hatıra olsun diye açtığımız facebook sayfasına da fotoğraflarını ekliyoruz.Şu ana kadar ilk aklımıza gelen madde olmasına rağmen bi türlü yapamadığımız "rakı-balık" ı sonunda yapabildik. Bi an bu liste bitse de bunu yapamicağımızı düşünmeye başlamıştık.Tabi listedeki ütopik sayılabilecek maddelerin hakları saklıdır:)

Bunların dışında biraz film izledim biraz da müzik dinledim ama şimdi artık silkelenip, kendime gelmem ve de okuluma gitmem gerekir. Sonra da işime tabii.. Çarşamba gününün sevgi dolu bi gün olmasından dolayı;



öptüm'n
Read more
Hayatımın enn uzun,ve aslında en çabuk geçen iki haftasının sonunda geçtiğimiz Cuma yine sevgiliye kavuşma günüydü.Ben bütün bu iki hafta çalışmak iyileşmek ve sınavlarıma çalışıp,onlara yetişmek zorundaydım.Tabi bu arada bi kahve içmek için işten çıktığım bir akşam metro merdivenlerinden en bezgin halimle çıkıp yürürken çaat diye karşımda O'nu görüşüm hayat enerjimin yerine gelmesini sağladı:)Ben de o gazla haftayı bitirip,gelmesini beklemeyip isyanların büyüğünü çıkarmadan Ankara'ya kaçtım..

Aşkla bütüün bir haftasonunu yapılacak maksimum şeyi yapıp Ankara turu atarak geçirdik. Ankara geçen seneye kadar benim için ODTU'den ibaretken şimdi içine biraz Tunalı biraz Park Caddesi, Eymir ve Bahçeli eklendi. Ankara'yla ilgili küçük gezi notlarını sonra gezinti-mekan katagorisiyle yazıcam ama şimdi blogla biraz hasret giderme vakti!

Pazar yazıları ve pazar bahaneleri ne yazıkki kendilerini pazar koşuşturmalarına bırakmış olabilir. İşten kalan bütün anlarımda yapacak onca şeyi, tam olarak düzene sokamayışımın zorluğunu yaşıyorum hala. Gece çalışmanın en kötü yanlarından biri uyku düzeninizin değişmesi ve uykunun her şeyin önüne geçmesi olabilir.Özellikle benim gibi uykusunu alamayınca hastalanıveren bi insan olarak, ciddi zaman sorunu yaşıyorum. Aslında tüm bunlar tembelliğe olan özlemimin bi tık artmasından..Yine de pazar yazılarımın başlıca konu ve fotoğraflarını incelemeyi hiç bırakmadım. Örnekse pazar köşelerine hala günün birinde bi-ikisine sahip olmayı dileyerek bakıyorum.

NTV'nin izleyicisi kimi zaman çok cana yakın olabiliyor okurum. Geçen hafta arayıp bir görüşünü bildirmek isterken, konuyu hafif uzatması sonucu Paris'ten İstanbul'a, İstanbul'dan Mersin ve Adana'ya kadar uzanan hikayesiyle birbirimize can olduğumuz bi bayanla yollarımız Paris'te kesişsin diye birbirimize iletişimlerimizi verdik. Hayat bazen böyle süprizli, böyle Paris dolu..

Dün Jazzy Lounge da yine Güvenç günüydü. Kesinlikle bağımlılık yapacağını düşüneceğiniz bir canlı müzik mevcut orada.Bu arada adı Cozy Lounge ken artık Jazzy Lounge olmuş. Yineliyorum, şahane bi canlı müzik dinleyip eğlenebilir, ve hatta şanslıysanız mekanın sahibini de çalıp söylerken görebilirsiniz:)

**Küçük Beyoğlu Foursquare'de mekanı tagleyen herkese birer fındık shot hediye ediyor!!Yeyyy!


Ve o zaman Cuma akşamı sakinlik akşamı olduğunda...
Read more

gelen giden olur