.

soul stuff

pazar köşemiz bu olsun,


Pazarın son dakikalarında yazmaya başladığım ve yüzde üçbinbeşyüz pazara yetişemeyecek olan dolu dolu pazar postunu okumaya başlıyorsunuz kuzum. Keyiflen, neşeylen..

Tatilimin geldiğini çokca hissettiğim şu aralarda ne yapsam ne etsem de Mersin e gitmesem diye planlar yapıyorum, kabul ediyorum.Oh rahatladım.. Tatilimin bi kısmını, güneyin ege meyilli kısımlarında ve hatta kendimi alamayıp ege kısımlarında geçiresim var. Neden olmasındı? "Güzelim memleketine şimdi tu kaka mı!?" diyen okurumu görüyor gibiyim, öyle değil değişiklik güzeldir diye..

Cumartesi akşamı asmalımescit in olağan hareketliliğini biraz içerilerde bırakıp soluğu tünel meydanında aldık. Elimizde yiyeceğimiz içeceğimiz şahane iki grupla dans edip şarkı söyledik. Açıkçası bu kadar güzel olacağına dair bi beklenti taşımıyordum ama fazlasıyla tatmin edici ve fazlasıyla eğlenceliydi. Kalabalık o kadar rahatsız edici değildi, üstelik ilk defa tünelde gecenin bi vakti sadece biz değil bir sürü insan dans ediyordu:) Ve tabiki ikinci grup olarak çıkan "soul stuff" asıl eğlence kaynağımız olabilir.. John Lee Hooker da da dans edebildiğim için gayet tabii mutluyum. Aslında size güzel güzel videolar çekip, festival havasını yaşatmayı planladım ama ses o kadar kötü geliyorki, koymam imkansızdı maalesef.Yine de bir kaç fotoğrafımız var elbette. Ve soul stuff ın şarkılarını dinlemek için tık tık

**Hayatımda ilk defa "yine" bir spora başlayış günümden sonra hamlamadım, zorlanmadım.Kendi kendime sevindim birden arada yaptıklarım işe yaramış demek ki diye sportif hissettim kendimi, atletik yapıma kavuşuverdim. Başımdan ayağıma kadar muhtelif yerlerimden elmas ışıltıları çıkıverdi, spot ışıklar falan.. ehm.. Gerçekten yaparken kendimi iyi hissettiğim bir şey daha varsa o da spor yapmak olabilir, tabi sürekli yapacak farkındalıkta olmamam çok ayrı.


Pazar günlerinin ıssız Asmalımescit ini ne kadar yaşadınız bilmiyorum ama, bir pazarınızda yanınızda eğer çokca konuşacak şeyiniz olan sağlam biri varsa maksat da iki sohpet muhabbetse gidilecek en ideal yerlerden bi tanesi "balkon" olabilir.Hafif manzarası ve olanca açık havasıyla şahane vakit geçirebilirsiniz.Hele de bu sıcaklarda Galata ya kadar yürümüş sonra gerisin geri dönmüş ve rahatlama ihtiyacı da hissetmişseniz.Bi keresinde bi evlilik teklifi hazırlığına bile şahit olmuştum. Bunun için ne kadar idealdir bilemeyiz ama gidilesi, görülesi ve de sevilesi..Tabi Balkon u bu kadar sakin bulmamın nedeni sadece pazar ve öğleden sonra vakitleri olmasıydı. Saat dokuz civarı biz kalkarken yine dolup taşmaya hazırlanıyordu.Kendisi Babylon sokağında Groove un karşı taraflarına denk düşer.


Bu hafta bir adet annane,bir adet teyze ve bir adet devasa kuzen heyecanımı yaşıyorum. İstanbul'un aile saadeti kapalı çarşılar, mısır çarşıları, parklar, boğazlar şeklinde geçip, antik ve de modern karışımı bir hal alıcak olmasın?


İstanbul'un doyasıya gezmeli aile halini yaşamak adına sabah erken uyanması gereken n'in blogundan ayrılamayışına tanık oluyorsunuz.Eksik fotoğrafları elbette ki tamamlicam..


Herkese iyi haftalar!




öptüm'n

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

gelen giden olur