.

yağmurdan kaçarken doluya tutulan Cumartesi

    Bilirsin okuyucu ben cumartesi günleri evde durmam, duramam..Bunun en azından her İstanbul lu için böyle olması gerektiğini düşünürüm.Tüm hafta; çalışmanın,okula gitmenin ve ya herangi bi yolla yorulmanın, ya da hiç bişe yapmamışlığın acısını çıkarma günüdür cumartesi. Bütün etkinliklerin, hatrı sayılır yüzde bilmemkaçı neden Cumartesi günleri olur sanıyosun, işte bu yüzden! İnsan neşelenmezde naapar böyle bi günde. Yarın olduğunda yapacak bişeyinin olmadığı yegane gündür cumartesi. Tatil 3 gün olsa bile Cumartesi hep daha bi candır. Mesela bir ara "Cuma-cumartesi ekşın Pazar chillout" olayını uygularken bile Cumartesi hep daha çok eğlendik(!) tamam belki okadar değil ama Cumartesi işte. Anlatabildim mi?


   Ben bu hafta, bu cumartesi evdeyim. Anneme göre bundan normal bişe yok.. Ben cumartesi evde napılır diye düşünüp, saatin hala bişeler yapılacak kadar erken olduğunu düşünüyorum, erken de zira.. Yannız bugün anne engeline takıldım bi garip oldum valla.


   Hangi düşünce beni evde kalmaya ikna etti bilmiyorum.Herelde hava yağmurlu ondan.Yağmur yağıyo diye dışarı çıkmayan adam yapmışlar yaa!!  Ne cazip bi film, ne cazip yiyecekler içecekler, ne de evin içinde ekstrem bi nüfus yoğunluğu var! gerçekten zamanımı nasıl geçireceğim hakkında hiç bi fikrim yok!film izledim bitti,dizi izledim bitti, müzik dinledim sıkıldım,bu sıkıntıda kitap okuyabileceğimi hiç zannetmiyorum.. Canım deli gibi dışarı istiyo!


     Gitmek için ölüp bittiğim blues festivaline de; binbir ikna çaba ayırttığım bileti, organizasyon belirsizliği yüzünden son anda da alamayıp gidemedim.. bi önceki postumda edindim demiştim ya edinememişim meğerse.O da oldu kendimi jazz piyanoya,gitara o ortama inanılMAZ hazırlamıştım halbüse..


     Dışarı çıkmicağım gerçeğini kabul ettikten sonra  ben de bir iki abur cuburla teselli olurum zannettim gittim markete aburcubur namına "köşedeki bakkal" dan ne bulunabilirse aldım.Yarebbim şu an hepsi bitti ve ben gittikçe içime kaçıyorum, sıkıntıdan küçülüyorum falan.. :







      O diilde  ben şey demeye yazdım bu postu: "Biri beni dışarı çıkarsın hacı!!" Bunu niye yaptım bilmiyorum, bi daa asla yapmicam söz kendime!! Ankara ya gel buluşalım desen, buluşurum okadar azimle sıkılıyorum!(cinliğimi de yaparım.) Vah bana vahlar bana yaa.


     Şu resimdeki kinderin oyuncağının en değerli şeyin olması..işte okadar sıkılıyorum.Yarın ruhsal açıdan yazı yazmama izin versin içerlerde bişeler diye, sechiato nun yanına gidiyorum. Artık iki sohpettir iki kahvedir..


ben sıkıldım, siz sıkılmayın
öpemiyorum bile.. hadin'


buda bizim evin önündeki bahçe. kim çekti bilmiyorum makine de buldum



ccccccc ccc
Read more

bu adamı rüyanızda gördünüz mü?


Special n' değişti! "Dış görünüşünün yanında içeriğinde yapılan destekleyicilerle daha şenşakrak bi hal aldı" yorumlarını aldı.. Şaka. o içerik ne hiç bilmiyorum, twitter, facebook linkleri olabilir. İşte arada festivaldi konserdi böyle ekşınları haber veriyorum, onları ayrı post konusu olarak yaziyim diyorum artık. Tanıtiyim falan, içimde kalmasın.Festival demişken(Mesela bu son olsun) Blues festivali geldi çattı, yarın başlıyo. Ben kendime bi bilet edindim bile, bence siz de edinin hep birlikte gidelim..Ray Schinnery tutmuştum ben olmazsa şurdan bi dinleyip göz atın.






Tatilin verdiği neşeye pek azları karşı çıkıp evde oturdu dün.. Ben zaten oturmazdım bilebilirsiniz, kimsecikler de oturmamış, bir Asmalımescit Çarşamba gününü ekstrem bişekilde geçirdi böylece. Tatil dediysem tabi bana yarım gün değildi mesela. Bizim ofis dışardan bağımsız gibi kimi zaman. Sanki uzaydakilerle iş yapıyomuşsunda tatil, mesai falan bunların hiç biri koymuyomuş gibi.. Enteresan bazen işte..Ve işte o yarım gün olamayan iş gününde üstad bana iyicene fırça kaydı."patron azarı yemek" o da enteresan.. -üstad ve patron-


Beni ürkütüp, tüylerimi diken diken ettiren bişe varsa o da benim rüyamda yeralan karakterlerin, başkalarının rüyasında da yer alması. Tabiiki Justin li, Ashton Kutcher lı efenime söyliyim Adriana Lima lı Megan Fox lu rüyalardan bahsetmiyorum.Ünlüyü rüyasında gören kesimi de garipserim ben, "anca rüyamda görürüm" itirafı gibi, ehue. Neyse konumuza dönersek, bi kadın sürekli rüyasında aynı adamı görmeye başlayınca robot resmini çizdirmiş ve psikoloğuna vermiş. Psikolok bunu bir arkadaşına yolladığında onun hastalarının da bu adama benzer bi adamı tarif ettiklerini söylemiş, bunlar şaşkınlıktan küçük dillerini yutayazmışlar. Sonra bu gizemli adam araştırma konusu olmuş, adına(!) internet sitesi falan açılmış, olay çığırından çıkmış, eksik tahtalara yenileri eklenmiş. Adamın medyum olduğunu düşünüp de baya baya olayı geliştiren bi kısım insan ortaya çıkmış. Adamı rüyasında gören kadınlar sabahları enteresan(!) bi şekilde mutlu ve huzurlu uyandıklarını idda ediyorlarmış.ehueuhe, yazık lan..







Niye bütün emlakçıların adı Güven, heryerde güven emlak görüyorum,ona karşı nedendir bilinmez bi algıda seçicilik başlattım bu ara..Belki Emin Emlak da bir okadar çok ama ben görmüyorum.Bi de Barış ya da Onur büfe olur ya köşelerde kenarlarda.Güvenin bide sürekli tesisatçı adı olması var tabi:d








Yazarın kutlaması:Cumhuriyet daha küçücük.Yüzlerce yıllık koca imparatorluğun gölgesinden neredeyse henüz çıkmış, sevdicek tek bi ülke.Boğaz köprüsüne selamlar, ne de güzel gösteri oldu.


öptim.



Read more

..

Read more

yasak bölge

Bugün ilk defa sabahtan akşama kadar okuldaydım.Okulda olduğum zamanların tadını çıkarmalıymışım onu farkediyorum.Zira okulda olacağım süreler aslında bu seneden sonra kısalıyor. Uzaya da bilir kimse bilemez..


Zamanın taaa ilerisinde bi yerlerde belki bi zaman, finans sektörüne de el atar mıyım diye borsa sertifika programına katılıyorum. Feragat edilen; bi yıla yakın süredir gittiğim sevdicek ymm. Bugün oraya da gitmek istemiştim. Günlerin yetmemeye başlaması sendromu gündemde. Aslında günler yetiyo da, her gün aklıma birşey daha geliyo,bişe daha sonra bişe daha.. birinin, okulunu dondur şu dakika dünya seyahatine çıkalım fikrini benimsediğimi söylemişmiydim?Çok uçarı mı düşünüyorum bilmiyorum ama şu zamanlarda yapılacakları seneye ve sonraki seneye aktarmak da çok doğru gelmiyo. Tabiki dünya seyehatinden bahsetmiyorum ehue o biraz uçuk, evet. Mahalle baskısından işe başlicak olma düşüncesi.. "Bu okuldan mezun ol daha sonra aşcılık okuluna gidersin." düşüncesinin çıkış noktası da ordan gelicek. Hey gidi hey bence ben işletmemi açıp işletirim,ya da otele girer yönetirim, ya da televizyona girer sunarım olmadı sundururum..Yaparım!biomu ekleyerekten geleceğe yönelik sorgu-sual, ve de düşünceler konusunu kapatıyorum.


O kadar yazıcaktım herelde. Gerçi yazıcaktım da araya yemek falan girdi unuttum...


Seviyorum.. Öptüm'n 
Read more

pazar artısı

Bir pazar günü daha chillout havasını yakalayamamanın verdiği hüzünle yazıyorum. İki haftadır ailede pazar sakinliği kayboldu gitti.Neler oldu hiç bilmiyorum.Cuma günleri çıkmamak içerde bi enerji patlaması mı yaratıyo acaba.Haftanın yorgunluğunu pazar günü değil cuma günü atmaya başladı Yılmazcan lar. Herkes 12 olmadan pes etmiş oluyor bile. O da iyi tabi de, benim serim yarıda kalıcak az kaldı.Büyük azimle televizyonu her fırsatta kapatıyorum hala.Mesela şimdi herkes benim dinlediğim şarkılara mecbur. Ben de Pink Martini nin yeni albümünü dinliyorum zaten. İstanbul da olup Pink Martini dinleyen okuyucu; 24 Kasım da Pink Martini; İş Sanat a, yeni albümünün turnesi çerçevesinde İstanbul a geliyo.Bence asla kaçırılmaması gereken organizasyon budur.Albümü merak edenler 1 ve 2 ye tıklayıverin.



Dün 6457 farklı duyguyu aynı anda yaşayabildiğim bi gündü. Diren ve Deniz geldi Ankara dan..Her seferinde anlıyorum ki aslında biz aynı şehirde olup, her türlü olayı sıcağı sıcağına paylaşmalıymışız, aynı ortamlarda gülüp eğlenmeliymişiz.Yakın arkadaşlar ayrılmamalıymış yahu!Bilemiyorum bazen Ankara yı hiç sevmememe rağmen, Ankara da yaşamak istiyorum. Gerçi şehir seçimimde İstanbul u, arkadaş çevremde bi numarada diren i seçmek istiyorum. Ama herkes lokasyon açısından da mutlu olsun.Böyle bişeler yapalım hı, ne dersin? Neyse Taksim semalarında buluştuk onlarla."İstanbul a geldik" hediyesi yapmışlar bana:) mükemmel ötesi bişe olmuş.Fotoğrafları henüz elime ulaşmadığı için sadece bu fotoğrafı koyabildim.Geldiği zaman kendisi hakkında ayrı bi post yazısıyla eklicem onları da.Zira çok manidar o.





..Heyooo kavuştuk sevincini ve yaaa ayrılıyoruz hüznünü, arada konuştuklarımızın hissini topu topu 4 saat içinde yaşadık.Olmadı valla olmadı..Bize farklı bişeler lazım.Zaten okan da kötüymüş.Bare çocuklar eğlenseydi..












Saatlerin bir saat ileri geri alınması işleminin şu ülkeden kaldırıldığı zaman, ben büyük ihtimal böyle bi olayın hiç olmadığı biyerlerde olcam.Ne vardı böyle ikili oynatmasaydınız saati!Normal büyüseydik!Az uyudum, çok uyudum,güneş battı-doğdu, okula erken gidecez,okul uzun olacak ikililerini yaşatmasaydınız.Yazık oldu onca nesle..


O diil de Var mısın Yok musun da ülkühan adlı yarışmacının 500.000 i alması.. 4664 500.000 le yarışıp aldı.Ben o da olmaz diyodum gerçi. bariz bilerek çıktı o 500bin neyse..


Yazarın tecrübesi: Birşeyleri keserken, biçerken eğer alet makassa; makası kağıda doğru tutarak bir kesme işlemi yapılması..Zira dikkatsiz, alalade bi işlemde;tutan el kağıdın arkasında kimi zaman görünmez olabiliyor. Kesik, yarık, kan, gövde..Bunlar hoş şeyler değil. Ben parnaamı kestim sen kesme okuyucu. Dikkat et..


Bu pazarın şarkısı da teoman dan gelsin.Kıskançlık.Neden bilmiyorum,bu aralar sürekli onu dinliyorum.Chillout havasına girmek isteyenler de Koop İsland Blues u dinlesinn:




İyi pazarlar ozaman.öptüm


special n'


Read more

nostalgia!

Günaydınlar! bugün stajıma iş disipliniyle geç kalmiyim diye her yolu denedim ama hiç biri işe yaramadı. Sadece yürümedim o derece. Murphy kuralları var ya hani ,o aynen doğru bence. Secret yapmıştım halbuki olmadı..


Bugünlerde değişik ruh hallerime uygun şarkılar arayıp, ortalama 5 dakikaya bir playlist değiştirdiğim için sevdicek arşivim karmaan çormaan oldu. Arşivimin derinliklerinde çok uzun zamandır dinlemediğim albümlere bakiyim ne çıkarki dedim ve tam tamına o noktada etraf sepya tonuna büründü..


Tarih: Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran 2005


Karakterler: Nesli, Diren, Zeki, Nazlı, Kübra, Ecem, Cihan 


deermişim.Yok öyle hikayeleştirmicem tabi.Ama anlatırım nooldu ne bitti...





Çoğunlukla Nesli- Diren Nesli-Zeki Nesli-Nazlı şeklinde değişen ikili, discman ve iki CD vardı.Birinde Koray Candemir ve Şebnem Ferah vardı, diğeri de Gripin in ilk albümüydü.O zamanlar Türkiye de bile tam tanınmamış Gripin.Ben Diren e Elalem i dinletirdim paso, nası iyi abi yorumları yapardık.
Kıbrıs o tarihlerde  "Şahin" olarak hatırladığım iğrenç ötesi şarkıları olan bi adamı dinliyodu sadece.Dale don dale furyası henüz geçmiş, düşün..

Koray Candemir in Aşk şarkısı da o aralarda tam olarak patlamamıştı. Zeki sürekli o şarkıyı dinleyip tempo tutardı,biz de öyle tabi.Ecem in aklına müzik deyince ilk biz gelmeye başlamışız, fil hafızamın bi köşesinde cep telefonuyla beni ilk aradığında yaptığımız diyalog var çünkü biliyorum.(kendisi kıbrısta beni hal hatır adına arayan ilk adamdı yaa) Aynı zamanlarda Demir Demirkan ın Zaferlerim şarkısını keşfetmişim ben, radyo çekimi yapıp dinletmiştim herkeslere.Hasan da bi bateri aşkı başlamıştı o zamanlarda.Arka sıralara konuşlanan grup kalemle defterle orkestradan döktürürdük.Lise mode yani..Diren önde gerçi,yeni açmış gömleğinin düğmelerini,böyle içine yeni yeni giyiyo renkli t shirt leri.


Bi de bi cd daha vardı Diren bana süpriz yapmıştı.İnternetten indirip indirip kaydetmişti.Kim derdi ki o cd nin içindeki benim 5 yılımı alıcak:)


Çaresiz Kıbrıs günlerimizde takık şeklinde sürekli bunları dinledik bi süre.Sonra Mor ve Ötesi geldi.Benim türkiye ye gidip geldikce getirdiğim cd leri, hazine belleyip en değerli şeylerimizden biri haline getirmiştik.O zamanlar okulun karşısındaki cd ciden aldığım Led Zeppelin  albümü de bizi tepelere taşicak şey olsa da onu sadece evde dinlerdim ben neden bilmiyorum.


Şimdi o şarkıları dinliyorum, etraf da sepya tonu diil tabi artık.O zamanlar iyiymiş hacı. her ne kadar nefret etsek de,bizi birbirimize baya yakınlaştırmıştı bu durum.3yüz5yüz yapardık hep:)


Öperim gardaşcıklarım! ehue. 



Read more

bir cümle #11



                                  Kızılderiliye Full Mobilyalı Daireler, Kızılderili Olmayan Aramasın!!
Read more

demişken..

Gööya ben Pazar Yazıları diye bi seri başlatmıştım kendi çapımda. Pazar gününün,evde yarattığım zoraki havasında yazılar yazıcaktım böyle komiklikler,şakalar..Ama geçen cuma günü 34547 haftanın ve haftasonunun yorgunluğunda pes edip dışarı çıkmadık..Çünkü araya artık başka şeyler de girdi.Kiminin kick box u, kiminin pilatesi..Öyle olunca Cuma-Cumartesi çıkıp Pazar chillout havası olamadı evde.Yine de evde kalmak istedim ama baktım herkes teker teker evden çıkıyor,amaaaannn ben de çıkarım ozaman dedim.


Pilates demişken pilateste kaslar yatay uzuyomuş okuyucu. daha iyi bir durum söz konusu görünüm açısından, diil mi?Sence tangoya mı gitmeliyim yoksa pilatese mi?yoksa kısadan piyano dersime başlamalı mıyım artık?hangisinin zamanı dersin?Çok da alakasızlar ama..Bi de çeşitli liiisan dersleri var mesela ispanyolca?


Pazar günü dışarı çıkınca Beyazıt a gittik.Önce Beyazıt tan Sultanahmet e, ordan Sirkeci, Eminönü takip ettik veeee balıkekmek yedik.Özlenmez mi okuyucu eminönün de balıkekmek yemek!İçine turşuları koyaraktan yedik hem de..


Yemek demişken annem dün Naz a; "sen gastronomi okumak mı istiyosun? tamam üniversitedeki bölümüne gitmedin gel seni onun okuluna götüriyim ozaman!bir ya da iki sene okuyosun, istediğin şeyleri orda da öğretiyolar." demesin mi!!E beeeenn!!??çok ayıp ama..İlla öss ye girip kazanmak mı gerek, öss de abidik bi hal aldı nasıl hiç bilmiyorum şimdi.Yine de ben de giderim Naz giderse..




Seviyorum demişken; sevgililerde aynı giyinme modası yine patlamış.Bugün kısacık öğle tatilinde 4 çiftin öyle giyindiğini gördüm ve garip yani.Sen niye aynı sweat den giyiniyosun mesela?O eskiden şirinmiş.. Anlam veremedim, hani uygun giyinmek iyidir de aynı giyinmek olmamış..



resim de sadece aynı giyinmişler diye:d


Yeni haftada hep güzel şeyler olsun,güzel yemekler yenilsin içilsin.Ve Ankara dan gelicek olanlar var, o yüzden çabucak bitiversin!!


Naz'a selam!  special n'
Read more

cumartesi akşamı

Cumartesi akşamı evde durulmaz okuyucu. Çık, mekan bul, gez ,eğlen.
Cumartesi akşamını şey gibi düşünebilirsin."Cumartesi akşamı tüm dertler unutulur,küsler barışır,herkes birbirini ziyaret eder." Evet bayram mentalitesinin "cumartesi gecesi" ne uyarlanmış hali..Herkes birbirini ziyaret etmez de buluşur "cumartesi gecesi mentalitesinde".

Taksim kendinden geçmeye bir kala durumda şu an mesela.Asmalı ya gidin, Faces a, Mirror a, Pi Lounge a Cuba ya gidin.Olmazsa Fransız sokağına gidin,Nu Teras a, Litera ya gidin.Olmadı KB ye gidin, olmazsa rakı için Abbas a gidin. Ben hangisine gidiceğimi bilmeden çıkıyorum bugün.

Taksim i sevmediyseniz sakın Ortaköy e gitmeyin. Nişantaşı na gidin bari..

Ankara daysanız da sakın Satsumaya gitmeyin:))

Öperim! special n'
Read more

iki film, iki parça, ve 9

Okuyucu selam!!Okula gittim bugün inanmazsınız.. Heycanlıydım bu yüzden.Dün bize biz çok küçükken, yazlıkta annemin aşağı indirdiği yemekleri yedirmeye çalışan sevgili Hatice Teyze geldi. "körolmayasıcalar" diyo hala:)

Bu aralar iki üç şarkıdan oldukça etkileniyorum, neden bilmiyorum. Bi tanesinden iki post önce bahsetmiştim zaten. Diğer ikisi şimdiye kadar izlemediğim iki filmden iki şarkı. Bi tanesi Platoon diğeri Rebetika.



Platoon; Vietnam Savası nın dehşeti karşısında askerlerin yaşadıkları olayları , savaş karşıtı askerlerin savaş yanlısı çavuşlarıyla olan mücadelesini anlatırmış. ve filmin fon müziğinde; ne yazık ilk defa bu şekliyle dinlememişim dediğim Samuel Barber ın Adagio for Strings eserini kullanmışlar.Postun ana temasının bi kısmı o parça üzerine ve müziğini dinledikten sonra filme karşı oluşan merakım. Benden de şimdiden en iyi müzik ödülü gitsin onlara. Zira sizde de oluşabilecek merak sonrası 4 oscarlı bu filmi benim gibi ilerleyen zamanlarda izlemek isterseniz, baştaki "Platoon" yazısına tıklayıverin .1986 yapımı Amerikan savaş filmi izleyebileceğiniz ruh haline gelince ama..Babam olsa kesin izlerdik, o sever böyle filmleri..

Samuel Barber n Parçasınıda dinleyin diye aşağıya iliştiriverdim:




Diğer filmse Rebetiko.Rebetiko 1983 yapımı bir kült filmi. Ve diğer bir taktığım şarkı, filmin bir sahnesinde ana karakterlerden birinin söylediği şarkı.Onu da alta iliştiriyim.Ablam dinletti bana bu şarkıyı.Anlamasam da çok beğendim çok içten bana kalırsa..Bi internet sitesinde de Rebetiko yu da böyle anlatıyo;
"Rebetiko adını aldığı müzik türü gibi, bir dönemin acılar, özlemler, hüzünler, yokluklar ve trajedilerle dolu hikayesini anlatır.Atatürk ve Venizelos un Yunanistan daki Türklerin Anadolu'ya Anadolu'daki Rumların Yunanistan a zorunlu olarak göç ettirilmesinin kararını almalarının ardından; evlerini,yaşamlarını ve hatta anılarını geride bırakıp Atina'nın yoksul mahallelerinde sefalet ve yokluk dolu bir hayatın içine atılan Anadolu Rumları, hayata tutunmanın yolunu müzikle bulurlar.Anadolu dan getirdikleri müzik geleneklerini devam ettirerek, Rebetiko şarkılarının namelerine katarlar acılarını, sefaletlerini ve yoksulluklarını. Yunanistan da "Türk Tohumu" denilerek horlanan ve toplum dışına itilen bu insanlarla birlikte müzikleri de yer altına iner ve Rebetlerin haşhaş çektikleri "tekke" denilen meyhanelerinde söylemeye başlarlar Rebetiko şarkılarını(...)"



Ve "9" Tim Burton yapımı bir animasyon filmi.Normalde Amerika da adına doğru orantılı bi şekilde 09.09.09 da vizyona girmiş ama buraya 11 Aralık da gelicekmiş.O'nun fragmanı içinde şuraya bi tık.Tim Burton farkını yine göreceksiniz.


Siz de bunları bi dinleyip izleyedurun bakalım.Ben de okuldan geldim dışarı gidicem.Öperim!
Read more

Önce- sonra

Read more

It's amazing!

    Dün hiç dışarı çıkmayınca bugünü daha kolay atlattığıma karar verdim.Cuma-cumartesi çıkıp pazar dinlenme taktiğini tuttum ben, sanki tatil 3 günmüş gibi oluyo, ya da 2 buçuk yine ama bana uzuyo. Günüm daha bi
Cihangir sakinliğinde geçiyo böylece. Herşey daha güzel yani. ve Denizcan'ımın tavsiyesiyle de dün geceden beri tek bi şarkı dinliyorum Jem-It's amazing!







Amsterdam a gitme çalışmalarıma hız verdim her türlü işte çalışmaya devam ediyorum haberiniz ola!Çok güzel olmaz mı ya!? Şu blog Amsterdam anılarıyla süslenir, geceleriyle ekşınlanır , gezilesi görülesi yerlerle şenlenir.Olur ya aradan bi doğumgünü bile çıkar!





Pazar günü Michael Jacson dansı yapıldı Taksim de.Yurtdışındaki örneklerine göre biraz başarısız olsa da böyle bişeyin burda da yapılması çok iyiydi bence.Pazar günü evde kalma günüm olduğu için gitmedim..desem de inanmayın uyanabilseydim giderdim kesin:)


Akbank Caz Festivali ne az kaldı,bekleyin. Bi de Bienal in rehberli biletlerinin öğrenciye 5 TL olması bu sanat(!) dolu günleri biraz daha anlamlı kılmaz mı? Giderim ha..






Berkay ı öperim, Caesar tarzı saç stili yakışmış sana:)


Reblog this post [with Zemanta]
Read more

bir cümle #10



Bir yandan gülüş bu kadar yakışabilirdi. ehue=)
Read more

pazar boşluğunda akşam üzeri

"Günaydın sevdicek okuyucular!!" diyerek seslenmek istedim aslında ama bu Pazar, sabahı atladım ne yazık ki!1 civarlarında kaltığım için kalktığımda televizyon açıktı hemen kapatmayı bildim.Sonra da kahvaltı hazırlamaya giriştim,annem gelmiş mutfağa yine bir düzen gelmişti.Dün mis gibi yaptığım omleti sadece kendim yemiştim,bu sefer de yapıp herkese yedirdim.Ben aşcı olabilirmişim aslında,olabilirim yani tekrar tekrar söylüyorum.Kendimi bi gün sevdicek bir restoranın aşcısı olarak görme düşüncesi mutluluk verici.O zamana kadar güzel türk kahvesi yapmayı da öğreneceğime inanıyorum.


Sabah kavramını bugün atladığım için akşam üzeri bolluğundan bahsediyim
biraz dedim.Yine dergiymiş gazeteymiş bunları okumayı ihmal etmedim tabiiki.Akşam üzeri bolluğu kahveler çaylar börekler ve çöreklerden bahsediyorum.Bugün ek olarak öğle yemeğiyle birleştiği için içli köfte de eklendi içine.Annemin getirdiği onca yemekten, uzun süre zafiyet modunda dolaşabiliriz gibi.Memleketten havadisler ve dedikodular eşliğinde sürekli yeme-içme halindeyiz.Annem skandal tadında şeyler anlattı yani büyüklere birşeyler oluyor hiç anlamış diiliz!


Akbank Uluslararası 19. Caz festivali ne az kaldıııı!Tüm emelim Akbank Sanat ın cafesinde ki Akşam Üzeri Caz etkinliğine katılmak,çaymış kahveymiş bunları içip sohpet ederken,arkada bir caz tınısına sahip olmak.Merak ediyorum nasıl olacağını,ama kulağa gayet hoş geliyo!!







2 gündür annem olmayınca biz de hemen öğrenci evi ve öğrenci hayatı moduna girdik.Taksimin tozunu attırdık yine..O diil de Asmalımescit teki ayarsız kalabalığın nedenini biri bana söylesin lütfen!Çünkü bu sadece sigara içme yasağı sonrası insanların dışarıda konuşlanması kalabalığı değil.Mekanların içi de TIK-a basa dolu!Misal dün 2 civarı gittiğimiz Faces ın içi de kendinden geçmişti,dışı da.Küçük Beyoğlu desen öyleydi.Şu sıralar Ozan Güven in bizimkilerin masasına oturayazmasından sonra anladım ki Asmalının bu aralar farklı bi popularitesi var.Hayırlısııı







Ve KB de kendisinden geçmiş bir çocuğun hikayesini anlatan bi video var aslında.Onu koyup koymamak arasında gidip geliyorum.Orda herkes otururken o çocuk masaya çıkıp oynayabilecek potansiyeldeydi.overdrunk!!! Ama izledim de bu videoda oynamamış..Bi de videoyu biz çekerken orda hemen önümüzde duran süper-zeki kızda onu çekiyoruz zannetti.Çünkü işimiz yoktu bizim..Bazı insanlar kendilerini çok büyütüyo bana kalırsa.Hani çekeriz de öyle gözüne baka baka çekmeyiz.Cinlikten yoksun bir düşünce yapısı vardı n'aparsınn..


yazarın tecrübesi: Cruıse gemilerine ve onlarla yapılan seyehatlere 65 yaş üzeri değilsen heveslenmemek ve de gitmemek.Zira ölmeyi unutan insanların gitmeyi tercih ettikleri gözle görülmüş ve tescillenmiştir. Ha bir de o cruise gemisine gelen müşterilerin transferini yapmak adına çalışırken, hiç bir kısmında topuklu giymemek.12 saat ayakta çalışmak yeterince zor olabiliyor...


öptüm.. special n'
Read more

firebender!

Çok yazmak istediğim şu sıralar yine işlerim yoğunlaştı. Anlayamadığım işlerin yanı sıra organizasyonlara el attım yine..Bazen her şey bizim elimizde olmuyo işte.Mesela elimde olsaydı IMF toplantısı var diye, tüm organizasyon boyunca polislerin takım elbise giyinmesini bunun dışında da sürekli hale getirebilirdim.Evet o gösteriş tam yerine ulaştı bence de!Güzel,kadın polis gördüm ben.Erkek polisler tam Amerikan polisi havasındaydı.Aklıma "beyaz motorlulardan birinin, tüm arabaların arasından sıyrılıp motorunu önlerinde durdurarak kolunu kaldırmasıyla tüm trafiği durdurabildiği" hikaye geliyoda..Evet hepsi aynen o havada polislerdi,ama takım elbiseli.Çevik kuvvetler vardı..

Amsterdam da demiyorum uzun zamandır farkındaysanız.Eski heycanımdan bişe kaybetmedim ama annem beni söndürdü azıcık:) O konuda hala bişeyler yapmayı planlıyorum bakalım.

Şu sıralar ofiste eğitimler var. Eğitimlerde harcadığım çaba takdire değer bişe aslında biliyomusun okuyucu!! Eğitim kelimesinin uykuyla eşit olduğu kimin aklına gelirdi!? Ben hiç bu kadar beklemezdim, yoksa hepimiz kimi zaman ,ya da çokca, derslerde uyuduk..Bu sefer direttim çoğunda, bi de bi ara aklıma gelenleri yaziyim dedim.Bi kaç tanesi şöyle:

*Bizim ofiste eğitimlerde esneme "ondan ona" geçmiyo. Herkes çok bireysel esniyo.

*"I found my love in Portofinooooo
Perche nei sogni credo ancoor
Lo stranı gioco del destinoo
Aa Portofino m ha preso il cuorrr"

*Saat 17:22 biz daha 5/32 deyiz..Saat 17:48 hala 5/32 deyiz.Bu bitmez..

*Acıktım ben yaa, saat kaç oldu gitmeye meyilli bi hal hiç yok.

*Üstad kendi anlatımına esniyorrr.

*Twitter lık şeyler düşünüyorum hepsini yazabilsem ne de iyiydi!

*4. bölge konusundan Cemil İpekçi nereliye geçtik.İftar yemeğinde de Ra ta tuy a geçmiştik.

*Ne zaman biterki. 2 saatte 5 sayfa geçtiysek 32 sayfayı kaç saatte bitiririz?(ipucu: doğru orantı)

*Üstad mütemadiyen "önceden" demek yerine "evvelden" diyo.

*"Fiday* da Ankaralım fidaydaaa
Beş yüz altın yedirdim bir ayda
Gitti de gelmedi ne fayda
Başını da yesin bu sevda.

*Öğlen mis gibi lahmacunu da yedik.Acıktım acıkkkkk!Acıkınca hareketlerim sertleşiyor.Kalemi atayazıyorum mesela öylece bırakmıyorum.

*Eğitim ne zaman biticek?..

*" (...)Nothing in my way
I don't wanna go I don't wanna stay
There's nothing left to saayy.." Anlatabildim mi??..


Bazı şeyler vardır hani herkes ister ama "şanslı kişi" sensindir, onu sen alırsın..Zamanında kimilerinin eline geçmiştir bi iki kere ama son olarak sende kalır, ne biliyim her şey olabilir, ben şu aralar benim için önem sırasında ilktende öne geçen şeyden bahsediyorum, yemekten..Bi öğünümü yerken diğer öğün ne yesem diye geçirdiğim saatlerin yakın şahidi Amil tabiiki.Sonunda dayanamadı "gel hadi dedi, gel.." Beni neye götürdü biliyo musunuz?buna:



"İçli köfteyi herkes ister bi kişi alır." demek istiyorum. Evet benim için o derece önemliydi."Bunu gören 19,21 ve 24 yaşındaki 3 genç kız dayanamayıp sayfayı kapadı.." haberine yer vermemek adına o 3 kıza da var bişeler merak etmesinler.

Bu postun selamı Güney e gitsin..Adana taraflarına broke var O'na gitsin.. : )
yazarın düşüncesi: Angel dizisini bilen bilir bilmeyen süper kıyağımla şurdan izlemeye başlayabilir.David Broenaz ı düşünüyorum.Acaba şimdilerde n'apıyo?Kimileri bi sarışınla takıldığı görüşünde..Bilmiyorum, geri gelsin dizilere ya da bize.haehue!...

Read more

back to 90's

Başlarında cülük olduğum için susam sokağını izlerdim,adam olacak çocuk falan da vardı.Atari salonlarında street fighter dan mortal kombat a jeton satıp-alıp bir sürü oyun oynadık.Evdeki atarimizin ördek vurmalı oyunu ve başından kalkmadığımız mario su vardı.Ağızda patlayan şekerlerimiz de vardı.Sonra Burak Kut motosikletli klibiyle ünlüydü, Çılgın Bediş izlerdik sürekli.O kadının "bandıra bandıra ye beniiii doyamazsın tadımaaaa" sözlerini içeren şarkısı beynime işlemişti hatırlıyorum.Nasıl sözlerse onlar..


Bi de ozamanlar dizilerden de hatırlanabileceği üzere gençliğin deri montları vardı.Kızların kıvırcık kabarık saçı, kotun içine koyulmuş kazaklar,nerdeyse boynuna kadar yüksek bel kotlar vardı.Öeehh! O moda bi daha gelmesin!

Deri montlar dedim de aslında onlar hala varlar.Bir tanesi hayata dair pıtırcıkları öğrenmemi sağlayan üstadımda mevcut.Hani şişkin montlar vardırya sen giyince sanki kaslıymışsın, hayvani vücutluymuşsun gibi durursun,işte o da bu montun deri versiyonu.Yannış anlaşılmasın ama yoktan varetmesinden bahsetmiyorum.Aksine olanı nası gösterdiğine dikkat çekiyorum.Aşağıda bir kaç kare fotoğraf var.Ancak bunlar omuzların falan nasıl göründüğüne değil, o halle Emrah&Seren Serengil in "Yasak Sokaklar" filmindeki zengin çocuklara nasıl benzediğini göstermek için..




















Ve o filmden kareler için şuraya


Pek bi alakalı diil ama şu videoyu da yayınlamazsam olmaz.Naz la birbirimize bakıp bakıp gülerdik,işte bu onun videosu kesinlikle=)Tüm ikizler böyleymiş demek ki.


Read more

haftanın başı!

Günaydınn!! -guten morgen, bonjour- sevgili okuyucu!-liebe leserinnen und leser, cher lecteur-

Ay eğlendim..Fransa dan ve Almanya dan benim blogumu okuma girişiminde bulunan nadide iki okuyucuya jest olsun bu.Daha fazlasına, ikinci ve üçüncü liiisanıımı kullanamicam,çünkü bilmiyorum.Almanca yı biraz daha sürdürürüm belki ama "her gün sinemaya giderim" "futbol oynayabiliyorum." gibi cümleler çıkar o da biraz manasız olur gibi.N'aptılar acaba blogumda ,resimlere baktılar baktılar gittiler zaar.Kalma süreleride 6 ve 7.23 dk şeklinde değişiyo.Neyse onlar beni resimlerden keşfe çıkadursun, ben buradaki yağmur Bakırköy-Taksim yolunu 3 güne çıkarabildiği için Bakırköyü daha bi sevmedim onu anlatiyim.

Bakırköy ü hala sevmiyorum Allah ın unuttuğu yere olan yakınlığından dolayı.Bi tık yukarısı zaten küçükçekmece,avcılar, daha fenası beylikdüzü falan.Yani onlar da sınırın daha bi yakını.Neden itinayla Bakırköy ü seçtik bilmiyorum.KafedeKeyf adlı hala jöle kullanan(derken kutuya kafayı batırıp çıkarmaktan bahsediyorum tabiiki)ve genelde Q7 kullanan sakil müşteri potansiyeline sahip bi kafeyi barındıran o semti hiç anlamıyorum.Garip gerçekten, sürekli merkezinde merkezi yerlerde olduğumuz şu zamanlarımızı neden saatler günler ve hatta aylar süren yolculuklarla harcıyoruz bilmiyorum.Hadi Cihangir i geçtim bare Çapa da falan oturalım,en azından yakın.Evet diren bu noktada 541 nolu otobüs aklıma geldi..541 di di mi?

Dün bize yawru, miniminnacık,doğmasıyla naz ın kucağına düştüğünü düşündüğüm bi kedi dadandı.Bence nazlıyı annesi zannetti.Yawrum çok da salaktı yahu. bütün gece penceremizin önünde miyavladı,annem de ısrarla almadı eve.Bir kedi sahibi olmanın solundan geçtik yani..Sabah evden çıkmamla beni site çıkışına kadar takip etmesi de içimi parçaladı.Hayvanın bize ihtiyacı var yani bizi istiyor.Kedileri sevmem ama alsaydık biraz bakardık işte! bunun vicdanıyla nası yaşarız bilmiyorum:p Miyavlayamıyodu bile özürlüydü biraz belkide.İşte bu da yawru kedinin deliliğinin videosu:

Read more

pazar sabahı

Pazar keyfi var aslında bizim evde.Önceleri yoktu sanki, benim daha yeni keyfine varabildiğim bişey ya da. Sabah en erken 11buçukta kalkmayla başlayan ve  devam eden televizyonsuz, kahveli, gazeteli, dergili ve haftanın diğer günlerinden zengin mi zengin kahvaltımız var.Ben tüm günü öyle geçirelim istiyorum  bazen de, sonunda dayanamıyoruz.Yine bi yemek telaşı alıyo annemleri,izlenmeyen dizi varsa onlar izleniyo, teknolojiyle haşır neşir oluyoruz tekrar. Ben  sabahtan bilgisayar başına geçip internet alemlerinde yapıyorum okumamı falan ama, artık benim bu durumum oldukça olağan..Vazgeçemediğim tek gazete eki olan IK yı okicam birazdan sonra diğer haberler falan..Chillout bi hava oluşsun o atmosferi koruyalım istiyorum.Arkada sakin müziğimiz çalsın, rahatın tadına varalım.


Yani belirli bir saatten önce televizyonu açınca beni bi rahatsızlıktır alıyo, ne biliyim sanki o Cihangir havası kayboluyo.Evet içten içe hiç televizyonu açmayalım istiyorum.Dedikodunun dibine vuralım, analizleri yapalım gazete okuyalım bi seans da magazin izleyelim olsun bitsin.Daha Babylon un dergisini aldım onu okumadım mesela,henüz normal hayata dönmek için erken.Ama evde 6 kişi olunca herkesin isteği farklı tebi..Baya da serzenişli oldu amaaa..


Bi odaya çekilip kendi pazar keyfimi devam ettirmeye karar verdim.Bilmiyorum belki yine uyurum, belki bi kahve içmeye dışarı çıkarım..Yağmurun yağdığını da şu an farkediyorum, modum iyiden iyiye pineklemeye kayıcak gibi.O kadar pazar demişken bi pazar şarkısı olmadan geçmesin bu post ozaman
Jazzamor dan Ain't No Shine gelsin.Sözleriyle de biraz değişik bi versiyon.


Burdan diren e, deniz e, aylin e, merve ye ve de ayşegül e (şimdi ne istediğini bilen serisi yazılmazsa hiç bi zaman yazılmaz)  teşekkürlerimi borç bilirim.Öpüyorum hepinizi!!Siz anladınız:)


Bu da post un resmi olsun:




Read more

75/2 durum güncellemesi #5


Daçe nin blogundaki sevinci bi önceki postta 75/1 olarak anlattım.Ben de nacizane 75. postumu yazıyorum.İlk defa bişeyi bu kadar düzenli azimli yapıyorum.Hayırlısı valla yazmak güzel şey.Herkesin bi blogu olsun dileğimi tekrarlıyorum.Herkes dediysem tam da herkes demedim ama.

*Tavla oynamayı öğrendim iyice okur.Baya da geliştirdim kendimi.Deşifre etmiceğime sözverdiğim için kimleri kimleri yendiğimi söyliyemiyorum.Ama resmini koyarım.O kadar hukuku hiçe sayamam, Kallavi de yendiğimi de söylerim ama isim veremem,olmaz.. Aylin de vardı,Aylin i de üzdüm de aramızda hallettik.Bundan sonra Aylin  yazılarımda sıkça geçer diye düşünüyorum.Saçmasalak düşüncelerin aksine Aylin le de blog aleminde tanışmadım..yaarebbim yaa




*Tavla demişken geçen hafta Pazar günü mis gibi iki insanla buluştum.Kendileri  yazlıktan arkadaşım olur.Niye tavla demişken derseniz içlerinden biri-kendisi Baransel olur- nin tavla tutkusu.Bir insanın aklından geçen 5 şeyden biri tavla olabilir mi diye sorarsanız; bana kalırsa onunkisi 4. sırada falan yer alıyo. ve yine fotoğrafı olmadığı için bu postta da ünlü olamayan MehmetEmin :) Devamı gelicek ama bi dahaki seferee..

*Çok ilginç bi rüya gördüm dün.Oturma odasında -niye bilmiyorum çeşitli arkadaşlarımın evlerinin oturma odasında- otururken, ve yine niye bilmiyorum maç izleyip cips yerken terlikle timsah öldürüyoduk..Terlikle ama.Bi de timsahlar hamamböceğiymiş gibi koltuğun altına,çekili perdenin hemen duvar köşesindeki kısmın altına falan kaçıyodu.Issırayazıyodu diye de korkuyodum.Ama bildiğin pata küte vuruyodum.Terliğim de vardı yani,halbuki ben hiç terlik giymem.Komik de bi terlikti hiç anlamadım rüyayı.Her zamanki gibi bunu da 800 yıl sonra hatırlicam!..ve şu rüya tabirleri sitesi tabiri caizse azıma zçtı!*Rüya görme makinesi de yapmışlar.

Ben unutmuyorum ya.Kısa dönem hafızam hiç silmeye programlanmamış direk uzun döneme atıyo.Önemli önemsiz ayrımı yapmıyo.Hani numaraları ezberlersin hiç unutmazsın o olur,işte isimler, sıfatlar, dersler bilmemneler olur yani önemli şeyleri unutmazsın.Ama ben taaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa 6 yıl önce olan diyaloğu hala harfi harfine hatırlıyorum.Konuşmanın nerde geçtiğini de saat kaç onu bile söylerim.Önemli olduğundan da diil.Şu söylediğim Diren in kardeşini hacker olarak yetiştirmek istediğini söylemesiyle ilgiliydi.Böyle şeyleri unutmuyorum.Yazılan şeyleri,öylesine  bi adamın yoldan geçerken yanındakine söylediği ve benim duyduğum şeyleri böyle minnacık küçücük şeyleri unutmuyorum.Bi gün, bi yerde çat diye de aklıma geliyo.Ama bi yolu ikinci kere bulamam, gerçi onun herzaman için farklı bi konu olduğunu düşünmüşümdür.


Aslı ya burdan sevgilerimi iletiyorum.En tutkulu okuyucum seni ilan ediyorum.Merakla heycanla bekliyorsun,böyle devam et :p Öperim..

Read more