.

gününü atlayan pazar yazısı

 Pazar yazısının chillout luğunda olamicak kadar şey yazıcam dikkat!! Çünkü bu hafta uzun toplantılar,uzun konferanslar, ve eğlenceli bir Pazar brunch ıyla doluydu. Mutlu muyum, mutluyum tabi!


Öncelikle İTOG çerçevesinde saattler  süren ama sonunda raporun çıktığı,bi yerlere varabildiğimiz o toplantının bu sonucuna  rağmen, ben sabır taşımın(!) çatlamasını hiç iyi bişe olarak almayıp kendimi dışarılara vurdum.Gerçekten kimi zaman, kimi gönüllüler, kimi konularda feci derecede sıkıntılı olabiliyor.Ortak bir amaçta bu kadar ayrılık çıkmayagörsün..En sonunda pes ettim ben de zaten.


Cumartesi günü bu aralar en çok sevindiğim şey olan YGA semineri vardı.Büyük bi heyecan sabahın köründe Lütfü Kırdar a gittik. Ve o sabah; güneyden gelmiş  ve -hep doğru mevsimlerde, doğru yerlerde- olmamın farkını yaşadım, ilk defa sisten göz gözü görmez biyerlerde buldum kendimi. Apartmanın kapısını açtığımda bir "saklı bahçeye" girmişim havası!!! Neşelendim hemen, uykum falan kaçıverdi.Tabi o derece sis o kadar da iyi değilmiş onu tecrübe etmiş oldum.


                          


Neyse YGA  gittiğim en eğlenceli, en iyi konuşmacılara sahip, en sosyal sorumlulukla dolu ve en kalabalık seminerdi. Hayatımda ilk defa 7 konuşmacının konuşma yaptığı bi organizasyonda sıkılmadım ki genelde 1 konuşmacıda uyunur, kural budur.Bakış açılarımın falan yıkılayazdığı konuşmalar, düşünceler ve gerçekler vardı.Sıradışıdan da öte bi garipti.Hala tam olarak nesi farklı "yazarım"? diye sorsan, işte onu sana hala tam olarak açıklayamam okurum.O diil de, uyuyanlar olmuş ama biraz da yer kıtlığından dolayı en öne oturmuş olmamız bizi sürekli tetikte tuttu sanırım.Kısacası;


--Böyle başladı;





--Bunun 4 katı kadar kalabalıktı(gelenlerin çoğunu hiç anlamış değilim)





--Bu adamlar bizi süper performanslarıyla kopardı(saksafonla beggin, hot gibi kopkop şarkılara eşlik ettiler ve bütün salonu kopardılar.Gerçi "değişik" ler de vardı, kalkıp kafa baş tutup oynayan falan.):





--Şimdilik onlara "bunu" bıraktım:







--Böyle örnek oldu,böyle ilhamlandırdı, böyle konuştu, ve böyle bitirdi.Ve  sevenler!!: en son yayınlanan "konferanstan görüntüler" slaytının, sıkça ve bitiş fotoğrafı bendim ama iki tarafın güzelliği için yayınlamıyorum!Görenler görmeyenlere bildirmesin,anlatmasın.. zira bir YGA slaytının benim fotoğrafımla bitmesi ve bolca benim fotoğraflarımı bulundurması akılda kalıcılığım açısından biraz işe yarar belki de diye düşünüyorum ve avunuyorum=)







Bütün bunlardan sonra yine sislerin içinde saklı bahçeden geçip evime ulaştım. Yorgun muydum hayır, cumartesi akşamı dışarı çıkasım var mıydı evet, zira hiç birini yapmayıp bugünkü brunch için uyumaya karar verdim.Evet, amacım uyumaktı ama olamadı tabi..Brunch  KK nın bi etkinliğiydi vee "Malta Köşkü ndeydi. Yıldız Parkının içinde mis gibi orman havasında, şukela bir deniz manzarasında kahvaltılarımızı edip, sohpet ettik.Sevdim ben orayı, gidilesi,yenilesi,içilesi..Vee yine YGA peşimi bırakmadı azizim.O yönetim kurulu orada kahvaltıya gelmişti.Kendim için bi şansı mı kaçırdım bilmiyorum ama yanlarına gitmemin çok da bişe ifade etmiceğini düşündüm.Ama YGA ve onları bildiğimi gösterdim merak edilmesin..Brunch tan karelerr:











Ekşından ziyade bi sevgili günlük havasında oldu ama olsun idare ediediverin..


Günün şarkısı kendimi alamayarak, yarın varolan konserlerine gidememenin hüznü içinde Pink Martini den -pek de sakil bir videoyla ama- :



öptüm'n

p.s: okuyucu fikri velinimettir. "Bunlar da ilginizi çekebilir" bölümünü kaldırıyorum=))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

gelen giden olur